Bu nedir / Bu tedavisi Vizyonsuz.com

Bu,Bu >

Sponsorlu Bağlantılar
Page 1 of 812345678

pratik ve doğal yollar ile güzellik sırları 2

Cumartesi, Haziran 5th, 2010

kadınların merak ettiği yöntemler güzellik – Lekelerin üzerine konan çay poşeti veya yumurta beyazından maske gibi ilk bakışta aklınıza yatmayan güzellik önerilerini hafife almayın. Kimileri hayat kurtarıcı olabilir!

Güzel gözükmek için ille de büyük paralar harcamanıza ve saatlerce uğraşmanıza gerek yok. Cosmopolitan dergisi, son derece basit ve masrafsız işlemlerle daha güzel gözükmenin yollarını yazdı..

VÜCUDUNUZU AVOKADO İLE YUMUŞATIN
Olgun bir avokadonun çekirdeğini çıkartıp kabuklarını soyduktan sonra meyveyi tüm vücudunuzda gezdirin. Bu işleme 20 dakika boyunca devam ettikten sonra duşa girin. Doğal nemlendirici özelliği sayesinde avokadonun cildinizi nasıl yumuşattığına inanamayacaksınız.

AKAN MAKYAJINIZI KOLAYCA DÜZELTİN
Yeniden makyaj yapmaya vaktiniz yoksa, bir kulak pamuğunu makyaj temizleyicisine batırın ve makyajınızın sadece akan kısımlarını silin.

DİŞLERİNİZİ GARGARA İLE FIRÇALAYIN
Kendinizi, dişlerinizi temizleyemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız, ağzınızı bir gargara ile çalkalayın. Ardından kuru diş fırçanızla, diş etlerinizin dişlerinizle buluştuğu noktaları hafif hafif fırçalayın.

FIRÇANIZA SAÇ SPREYİ SIKIN
Saçlarınızı kuruttuktan sonra fırçanızın üzerine bir miktar saç spreyi sıkın ve saçınızı tarayın. Böylelikle saçlarınız kaskatı olmadan hacmini ve parlaklığını korur.

NEMLENDİRİCİYE BEBE YAĞI KATIN
Parlak ama çok yağlı olmayan bacaklara sahip olmak için günlük vücut nemlendiricinizin içine bir damla bebe yağı ekleyin.

BİTKİ YAĞINDAN YARARLANIN
Tırnakların etrafını çevreleyen ölü derilerin sertleşip şeytantırnağına dönüşmemesi için, bir miktar kayısı yağı damlatın.

KALEMİNİZİ DONDURUN
Göz kaleminizin ucunun uygulama sırasında dağılmasını istemiyorsanız, onu 15 dakikalığına buzluğa koyun. Çıkardığınızda ucunun sertleştiğini ve cildinizde rahatça hareket ettiğini göreceksiniz.

YUMURTA BEYAZINDAN MASKE YAPIN
Cildinizi evde uygulanan yöntemlerle de canlandırabilirsiniz. Bir yumurtanın sarısıyla beyazını ayırın. Ayırdığınız beyazı cildinize maske halinde yayın. Proteinler cildinizin nemini geri kazanmasını sağlar. Beş dakika sonra yüzünüzü yıkayın.

LEKELERE ÇAY POŞETİ
Eğer cildiniz bir sebepten ötürü tahriş olmuş ve şişkin görünümdeyse, demli ve soğuk bir poşet yeşil çayı iki dakikalığına cildinizin üzerine yerleştirin. Yeşil çayın içeriğindeki antioksidanlar kızarıklığı dindirecektir.

BACAKLARINIZI SAÇ KREMİYLE TIRAŞ EDİN
Tıraş köpüğünüz bittiyse onun yerine saç kremi kullanabilirsiniz. Bu krem, tüylerinizi yumuşatarak tıraşı kolaylaştırır ve bacaklarınızı da ipeksi bir yumuşaklığa kavuşturur.

VÜCUT KREMİNİZİ KİŞİSELLEŞTİRİN
Parfümlü vücut ürünlerine onlarca para ödemek yerine kendi kreminizi yapabilirsiniz. Kokusuz ve yoğun formüllü bir vücut kremine damlatacağınız birkaç damla parfüm ile saatlerce kalıcı kokmanın keyfine varın.

KİRPİKLERİNİZİ YUMUŞATIN
Makyaj yapmadan gözlerinizle ilgi çekmek için, kirpiklerinizin ucuna hafif bir miktar vazelin uygulayıp, tarayın. Böylelikle daha çekici ve ışıldayan bakışlara sahip olacaksınız.

UÇUKLARI KREMLE YATIŞTIRIN
Uçuğun çıkmaya başladığını hissettiğiniz anda üzerine yoğun formüllü bir nemlendirici sürerek daha kötü bir hale gelmesini önlemiş olursunuz.

DUDAKLARA GÖZ FARI
Eğer rujunuz yanınızda değilse, doğal tonlardaki göz farınızı dudaklarınıza uygulayıp, üzerine nemlendirici sürebilirsiniz.

İNATÇI RUJLARA MAKYAJ TEMİZLEYİCİSİ
Kırmızı ruju ovalayarak çıkarmaya çalışmayın. Ruj, ağzınızın çevresine dağılarak kötü bir görüntüye sebep olabilir. Bunun yerine, küçük bir makyaj pamuğunu veya kağıt mendili makyaj temizleyicisine batırıp rujunuzu silmeniz daha uygun olur.

SAÇ DİPLERİNİZE PUDRA UYGULAYIN
Saç telleriniz kolay yağlanan bir yapıya sahipse, geniş uçlu bir makyaj fırçasını toz pudranın içine batırın. Üzerindeki fazlalığı azalttıktan sonra pudrayı saç diplerinize uygulayın. Bu pudra saç diplerinizde bulunan fazla yağı emerek tutamlarınızın arasına karışır. Bu tazelenme hissi ise kendinize olan güveniniz de artar.

KİRPİK KIVIRICINIZI ISITIN
Kirpikleriniz düzse, metal kirpik kıvırıcınızı birkaç dakikalığına fönle ısıtın. Böylelikle kirpikleriniz daha kolay şekil alır. Ayrıca suya dayanıklı bir maskara diğerlerinden daha hızlı kuruduğu için kirpiklerin kıvrımını ortaya çıkarır

Obsesyon nedir?:

Perşembe, Mayıs 20th, 2010

obsesyon hakkında bilmeniz gerekenler. obsesyon nedir hakkıda bilgi.
Katı disiplin ve baskının yoğun olduğu ortamlarda ‘Obsesif Kompulsif Bozukluk’ ortaya çıkıyor. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması ve yürürken çizgilere basılmaması bu hastalığın belirtileri olabiliyor

İstanbul Üniveritesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Konsültasyon-Liyezon Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan, ‘Obsesif Kompulsif Bozukluk’ hakkında bilgi verdi.

‘Obsesif Kompulsif Bozukluk’ (OKB) ne zamandan beri gündemde?
‘Obsesif Kompulsif Bozukluk’ (OKB), insanlık tarihi kadar eski… İlkel toplumlardaki büyüsel törenler, belirli özellikleriyle obsesif ritüellerdir. Shakespeare ‘Makbet’te ‘OKB’yi çok güzel bir şekilde tanımlamıştır. Kralın ölümünün ardından sürekli ellerini yıkayan Lady Makbet, ‘Akdeniz’in bütün suları gelse, bu kirli eller temizlenemez’ der. Yani ruhsal kişilik duygusu, bedensel pislik duygusu ile yer değiştirmiştir. Burada bilinçdışı suçluluk duygusu belirgindir. OKB’nin içeriği; bilinçaltı baskılanmış yasak dürtüler ve bu dürtülerle bağlantılı olan suçluluk duygusuyla ilgilidir. OKB’si olan insanlarda sıklıkla kaydedilen kişilik özellikleri aşırı titizlik, mükemmeliyetçilik, aşırı düzenlilik, cimrilik ve kararsızlıktır.

AHLAK ANLAYIŞINA TERS!
OKB’nin ortaya çıkmasında etkili faktörler neler?
OKB’nin nörobiyolojik zemini kuşkusuz vardır. Aşırı kuralcı, disiplinli ve baskıcı aile yapısı, bu hastalığı tetiklemektedir. OKB, toplumda ‘takıntı ve saplantı hastalığı’ olarak bilinen obsesyon ve kompulsiyonlarla giden psikiyatrik bir hastalıktır. Bu hastalığın en önemli özelliği, kişilerin takıntılı düşüncelerinin ve davranışlarının farkında olmasıdır. Bu düşünceler, ahlak anlayışlarına terstir ama kurtulamazlar.

BİR SAATLERİ GİDİYOR
Hastalık, kişiyi nasıl etkiler?
OKB tanısı alan bir hastanın günde en az bir saati takıntılı uğraşlarla geçmektedir. Günlük ve iş yaşamı, sosyal aktiviteleri de hastalıktan etkilenmektedir. OKB, uzun süre tedavi gerektiren, düzelmeler ve bazen tekrarlamalarla seyreden bir hastalıktır.

Peki takıntı bulaşıcı mı?
Son yıllarda yapılan araştırmalar OKB’nin toplumda yüzde 2 dolayında olduğunu ortaya çıkarmıştır. Yani her 50 kişiden birinde OKB bulunmaktadır. Ancak birçok kişi, belirtilerin hafif olması nedeniyle hastalığını saklar. Rahatsızlğını belli etmek istemez ve hekime başvurmaktan kaçınır. OKB, stresli bir yaşam tarzından kaynaklanabileceği gibi birinci derece yakınlarında rahatsızlık olanlarda da görülür.

OBSESYON NEDİR?
Obsesyonlar kişinin isteği dışında aklına gelen, kişiyi tedirgin eden ve de zihninden atamadığı, kontrol edemediği düşünce, düşlem, duygu ya da dürtülerdir. Kişi bunların mantıksız olduğunu bilmesine rağmen zihninden atamamaktadır. Tüm karşı koymalara rağmen bu takıntılar zorlayıcı, huzursuzluk verici, inatçı ve tekrarlayıcıdır.

ERKEKTE 19, KIZDA 22 YAŞINDA GÖRÜLÜYOR
Hangi yaş aralığında daha sık görülür?
Hastalığın ilk belirtileri küçük yaşlardan itibaren başlayabilmekle beraber ortalama başlangıç yaşı 20′dir. Nadir olarak daha ileri yaşlarda da başlayabilir. Genellikle ergenliğin sonuna doğru ya da erken erişkinlik döneminde başladığı söylenebilir. OKB hastalarının, üçte biri ilk belirtileri çocukluk döneminde yaşamaya başlar. Olguların yarısından fazlasında belirtiler anidir. Stresli yaşam da hastalığın başlamasını kolaylaştırmaktadır.

HUZURSUZLUĞA DİKKAT
Kaç yaşından itibaren görülmeye başlar?
Etkisi uzun yıllar sürer mi? İki yaşından başlayarak çocuklarda ve ergenlerde bazı obsesyonlar ve kompulsiyonlar görülebilir. Bu belirtiler genellikle bir dönem olup, sonra kendiliğinden kaybolabilir. Yatak örtüsünün belli şekilde katlanması, ışığın açık bırakılması, yürürken çizgilere basılmaması ve mikrop kapma korkusu OKB’yi düşündürtecek belirtiler olabilir. Çocuk ve ergenlerde belli yaşlarda başlayıp, genelde okul çağı ya da ergenlik sonuna kadar sürebilen bu belirtileri hastalık olarak görmemek gerekir. Çocuğun günlük yaşam aktivitesini bozacak denli yoğunlaşırsa ya da çocuk şiddetli huzursuzluk ve sıkıntı yaşamaya başlarsa bir çocuk psikiyatristine danışmak gerekebilir. OKB kadınlarda ve erkeklerde eşit oranda görülür. Erkeklerde ortalama 19, kadınlarda ise ortalama başlangıç yaşı 22 olarak saptanmıştır.

CİNSELLİK DÜŞÜNÜP EVDEKİ FİŞLERİ KONTROL EDERLER
Sık görülen OKB’ler nelerdir?
Obsesyon ve kompulsiyonlar en sık şu şekillerde görülür:

Kirlenme obsesyonu
Kişi dokunduğu ve oturduğu yerden ya da giydiği giysiden kendisine zarar verecek, kirletecek bir şey bulaşmış olabileceği obsesyonuna kapılır. El sıkışınca, paraya dokununca, kapıyı tutunca temas ettiği nesne ya da canlıdan kendisine mikrop, sperm, idrar ya da dışkı gibi vücut atıklarının bulaşabileceği şekilde obsesyonları vardır. Tuvalete girdiğinde giysilerine idrar sıçramış olabileceğini, bulaşık ya da çamaşır makinesindeki kirlilerin iyi yıkanmamış olabileceğini, market rafından aldığı gıda ya da benzeri nesnenin kutusuna daha önce dokunan birinden herhangi bir şey bulaşabileceğini düşünür. Bulaşma obsesyonu ortaya çıktığında kişi, kendisini ya da o nesneyi yeniden belli sayıda yıkamak için karşı koyamadığı bir dürtü hisseder.

Kontrol etme obsesyonu
‘Anahtarı yanıma aldım mı?’, ‘Ocağı kapattım mı?’, ‘Fişi çektim mi?’ gibi bir eylem ya da davranışı yapıp yapmadığından emin olamama obsesyonudur. Kontrol etme obsesyonu olan kişi, emin olamadığı eylemi tekrar tekrar kontrol etmek zorunda hisseder. Kontrol etmediğinde, giderek yoğunlaşan anksiyete duygusu yaşar.

Simetri obsesyonu
Belirli ortam, nesne ya da durumların simetrik bir şekilde olması gerektiği obsesyonu ya da bir eylemin belirlenmiş bir sırada yapılması gerektiği obsesyonu olarak görülür. Masanın üzerindeki eşyalar belirli bir düzende durmazsa çalışmaya başlayamama ve sürekli o düzeni korumaya çalışmaktan işi yapamama olarak ortaya çıkar.

Dini obsesyonlar
Dindar bir kişinin ibadet sırasında aklına günah olduğunu düşündüğü şeylerin gelmesi şeklinde görülür. Örneğin; bu düşünceler namaz sırasında gelirse, kişi yoğun anksiyete ve suçluluk duygularıyla birlikte, namaza yeniden başlamak zorunda kalır. Bazen namaz saatlerce sürer.

Cinsellikle ilgili obsesyonlar
Sıklıkla kişinin aklına ayıp ya da günah olarak değerlendirdiği cinsel eylem ya da düşüncelerin gelmesidir. Yakınlarıyla seks, karşısındaki kişinin cinsel organına baktığının sanılacağı korkusu, çırılçıplak soyunup sokağa çıkma, eşcinsel olma ve benzeri tarzda olabilir.

Saldırganlık obsesyonu
Genellikle kendisine, çok yakınlarına ya da başkalarına zarar verecek bir eylemde bulunabileceği şeklinde ortaya çıkar. Çocuğunu, eşini, anne babasını yaralayabileceği, öldürebileceği düşüncesini taşır. Bazen kişi bu düşüncelerini eyleme çevirebileceğinden o denli korkar ki, evdeki tüm kesici aletleri ortadan kaldırabilir. Böyle bir takıntısı olan kişi aslında bu eylemi hiçbir zaman yapmaz.

BANA ‘DELİ’ DEMESİNLER
Nasıl teşhis ediliyor?
OKB birdenbire başlayabileceği gibi sıkıntılı bir olaydan sonra da ortaya çıkabilir. Bu hastalar genelde titiz, düzenli ve mükemmeliyetçi kişilerdir. Konuşmaları aşırı düzgün ve kibardır. Düşüncelerine inatçılık hakimdir. Kişi bunu saçma bulsa da bir türlü engelleyemez. Ama mantığına, görüşlerine, ahlak anlayışına ve inançlarına ters bulur. Bu düşüncelerden kurtulmaya çabalar. Fakat çabaladıkça düşünceler artar. Bu kez de akılına gelen düşüncelerin içeriğine göre kendisini günahkâr ve suçlu gibi görmeye başlar. Bu aşamadan sonra hayat hastalar için çekilmez hale gelir.

Hastalık varlığını nasıl gösterir?
Hastaların bir bölümü uzun zaman bu saçma düşünce ve davranışların bir hastalık olduğunu düşünmez. Çoğu hasta ise bu düşüncelerini yakınlarına, ailesine ya da bir doktora söylemeye çekinir. Aklına gelen düşüncelerden utanır ya da kendisine ‘deli’ deneceğinden korkar. Bu yüzden çoğu OKB hastası, tedaviye geç başvurur ve zaman yitirir.

Taklit güneş gözlükleri sağlığa zararlı

Pazartesi, Mayıs 17th, 2010

sırf ucuz diye. yada güzel görüneyim diye sağlığınızdan olmayın taklit güneş gözlüklerini kullanmayın

Hava sıcaklıkları bir yükselip, bir düşse de bahar güneşi kendini iyice hissettiriyor. Sokağa çıktığınızda güneşin altında gözlerimizi kısmak, gözünüzü kaçırmak yerine uzmanların önerilerini dikkate alıp bir güneş gözlüğü edinirseniz bu yazı hatta bütün bir yılı göz sağlığınızı koruyarak geçirmek elinizde.

Memorial Hastanesi Göz Merkezi’nden Op. Dr. Olcay Şahin güneş gözlüğü kullanımı hakkında bilgi verdi.

Güneş gözlüğünüz gözleriniz için koruyucu kalkan vazifesi görür

Atmosfer, zararlı ışınların büyük bir kısmını filtre etmesine rağmen, güneş ışığında göze zarar verecek derecede UV (mor ötesi) ve IR (kızıl ötesi) ışınları vardır. Ozon tabakasının incelmesiyle, insan cildine ve gözüne zararlı ışınlar dünyaya daha fazla miktarda ulaşmakta ve bunun sonucunda cilt ve göz sağlığımız bundan daha fazla etkilenmektedir.

UV–B ışınları, önlem alınmadığında cilt yanıkları oluştururken; UV-A ve özellikle de UV-B ışınları göze verebilecekleri zararlar açısından önemlidir. Özellikle yaz aylarında güneş gözlüğü takmadan güneşe çıkılmamalı ve çocuklara daha fazla özen gösterilmelidir. Bu zararlı ışınlardan gözlerimizi korumak, ideal bir güneş gözlüğü ile mümkün olacaktır. İdeal bir güneş gözlüğü camı, UV ve IR ışınlarını etkili oranlarda emerek, bunların göze zarar vermesini engeller. Özellikle açık renkli gözler, allerjik konjonktivit, kuru göz, retinitis pigmentoza, albinizm gibi göz hastalıkları olanlar güneş ışınlarından daha fazla etkilenmektedirler.

Dinlendirici gözlüklerin yararı ne

Cuma, Mayıs 14th, 2010

Dinlendirici gözlük tamamen bir yalan! olduğu ortaya çıktı.>>..

Doktorların tavsiye ettiği dinlendirici adı verilen gözlüklerin yalan olduğunu söyleyen Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu,”Göz, her bir saat çalışmada 15 dakika dinlendirilmeli. Dinlendirici gözlük diye bir şey yoktur. Gözler uykudayken zaten dinlenir” diyor

Florence Nightingale Göz Bölümü Başkanı Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu kadınların göz sağlığı ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Gözü gün içerisinde dinlendirmek gerekir mi? Dinlendirici gözlük işe yarar mı?
Evet, dinlendirilmeli. Bir saatten fazla sürekli bilgisayar başında çalışan insanlarda uzağa bakarken zorlanma görülür. Bu nedenle her bir saat çalışmada göz, 15 dakika dinlendirilmelidir. 15 dakikalık süre içinde kısa aralıklarla boşluğa bakılabilir. Dinlendirici gözlük diye bir şey yoktur. Gözler uykudayken zaten dinlenir.

EL İŞİ GÖZÜ BOZMAZ!
Menopoz, kadınların gözlerini nasıl etkiler? Gözler, menopozdan sonra mı bozulur?
Menopoz dönemi boyunca kadınlarda göz kuruluğu çok yaygındır. Bunun sebebi de menopoz döneminde hormon desteğinin azalmasıdır. Çünkü gözyaşı üretimi, prolaktin ve cinsiyet hormonlarınca kontrol ediliyor. Menopozdan sonra gözlerde yanma, batma, kızarma gibi şikayetlere yol açan kuruluk, hormon destek tedavisi ile düzeliyor. Göz kuruluğunun tedavisinde suni gözyaşı damlaları ve gözyaşı salgısını artırıcı damlalar kullanılıyoruz. Bu arada göz bozulmasının menopozla ilişkisi yoktur. Her insanda olduğu gibi yaşın ilerlemesi ile yakın görmeme menopozlu kadınlarda da görülür.

El işi yapan kadınların gözleri daha mı çabuk bozulur? Neler yapmalılar?
El işi yapan kadınların gözü daha çabuk bozulmaz. Fakat hiç dinlenmeden çok uzun süre yakından el işi yapan kadınlarda, bir süre sonra uzağı görmede geçici problemler yaşanabilir. Bunun için 45 dakikada bir, 15 dakika el işine ara vermelerini ve sonra devam etmelerini öneririz.

BOL BOL HAVUÇ YİYİN!
Daha iyi bir görüş için havuç yiyelim mi? Önereceğiniz besinler nelerdir?
Daha iyi bir görüş için havuç yiyelim. Ama sadece havuç değil, antioksidan özelliği olan yeşil bitkileri; çilek, nar ve yaban mersini gibi meyveleri tüketmek de yararlı olacaktır. Omega 3 içeren ceviz ve balık gibi besinler de göz sağlığı için yararlıdır.

YEŞİL BİTKİLERİN HEPSİ GÖZ İÇİN BÜYÜK FAYDA SAĞLIYOR!
Maydanoz gözlere iyi gelir mi? Göz için özellikle tüketilmesi gereken bir besin var mı?
Tüm yeşil bitkiler içerdikleri antioksidan ve vitaminler nedeniyle göz sağlığı açısından yararlıdır. Maydanozun göz sağlığı açısından diğer yeşil bitkilerden çok daha fazla bir üstünlüğü yoktur. Ama yine de bol miktarda yenilmelidir.

GÖZLER YAŞIN AYNASI!
Gözü gençleştirmek mümkün mü? Bunun için ne yapmak gerekir, nelere dikkat edilmelidir?
Gözü dışarıdan vitamin ve yararlı besinler ile takviye etmek gözün sadece daha yavaş yaşlanmasına yardımcı olur. Göz, yaş belirtilerini gösterdikten sonra bunu geri çevirmek yani gençleştirmek mümkün değildir.

Renkli göz, lenslere zarar verir mi?
Renkli göz, lense daha çok güneş ışığı geçmesine izin verir. Böylece lens ne kadar çok güneş ışığına maruz kalırsa o kadar opaklaşır; saydamlığını kaybeder ve katarakt oluşumuna meyilli olur.

BOTOKS YANLIŞ YAPILIRSA GÖZ KAPAĞINI DÜŞÜRÜYOR!
Herkes botoks yapıyor. Sizce botoks kimler tarafından yapılmalı? Göz kenarlarına yapılan botoksu öneriyor musunuz?
Göz çevresi kırışıklıkları için geçici etkisi olan botoks uygulamasını öneriyoruz. Fakat uygulamanın göz çevresine kesinlikle göz hekimleri tarafından yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü yanlış bölgeye yapılması halinde ‘ptosis’ adı verilen göz kapağı düşmesi problemi ortaya çıkabilir ve hastanın birkaç hafta rahatsız olmasına sebep olabilir.

MUCİZE BEKLEMEYİN!
Botoksla kaşlar yukarı kaldırıldığında gözlerde daha mı genç bir görüntü elde edilir?
Botoksla kaşlar yukarı kaldırıldığında kırışıklıklar da ortadan kalktığı için daha genç bir görüntü oluşur. Fakat botoks bir mucize değildir. Sizi 20 yaşındaki görüntünüze çevirmez. Sadece dört-beş ay süreyle göz çevresinde daha genç bir görüntü sağlar. İnjeksiyonları tekrarlama şansımız her zaman vardır. İKİ

GÜNDE ETKİ GÖSTERİR
Daha çok kadınlarda görülen göz kapağı problemi botoksla ne kadar ertelenir?
Botoksun etkisi, uygulamadan iki-üç gün sonra ortaya çıkar. Yaklaşık olarak dört-beş ay sonra sonlanır. Tekrarlayan uygulamalarla etki süresi bir müddet daha uzun olabilir. Ama etki tamamen geri dönüşlüdür.

ŞAPKA YA DA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ TAKSINLAR!
Siz, güneş gözlüğü kullanmıyorsunuz. Neden? Güneşin zararlı etkilerinden nasıl korunacağız?
Ben, pek gözlük kullanmıyorum. Ancak açık havada uzun süre kalan kişilerin de güneşin zararlı ultraviyole ışınlarından korunmasını öneriyorum. Bu bir şapka ile olabildiği gibi güneş gözlüğü ile de olabilir.

Kadınların gözleri daha mı dayanıklıdır?
Kadınlarla erkeklerin gözlerinin dayanıklılığı açısından ciddi bir fark yok. Katarakt, göz tansiyonu ve sarı nokta gibi ciddi göz hastalıklarının çoğunda kadın veya erkek üstünlüğü olduğunu söylemeyiz.

AÇIK RENK GÖZLER ASLINDA DEFODUR
Açık renkli gözler, dış etkenlerden daha mı kolay etkilenir?
Açık renkli göz, güneş ışığı açısından bir dezavantajdır. Ancak diğer dış etkenlerden koyu renkli gözlere göre daha çok etkilenmez. Renkli göz, insanlar arasında çok istenen bir şey olmasına rağmen aslında gözün anormal bir durumudur. Normal olan koyu renk gözün pigment kaybetmiş halidir. Yani aslında açık renk göz, defolu gözdür.

AYNI ETKİLERİ ALIR!
Peki renkli gözün koyu renk gözlerden güneş ışığı geçirmek dışında başka da dezavantajları var mı?
Hayır. Renkli göz, güneş ışığı dışında dış etkenlerden diğer koyu renk gözler kadar etkilenir.

SİVİLCE NASIL GEÇER NE YAPMALIYIZ?

Cuma, Mayıs 7th, 2010

sivilce nasıl geçer, tedavi edilir uzman görüşleri ile sivilceden kurtulma yöntemleri.

Günümüzün en sık rastlanan cilt hastalıklarından biri olan sivilcelerden kurtulmanın birçok yolu var.
Sivilce (bir başka adıyla akne, acne vulgaris) günümüzde en sık rastlanan cilt hastalıkların. Bu yağ bezlerinin iltihaplı hastalığı genel olarak 30-35 yaşlarından sonra geçer. Ciltte sivilce oluşumunda kozmetik ürünlerin kullanımına dikkat edilmesi gerekir. Kullanılan ürünler sivilceyi besleyici özellikte olmamalıdırlar.
Sivilceleri sıkmak riskli bir uğraştır, iz kalabilir, iltihaplanma yayılarak artabilir. Yine de sıkılmadan durulacak gibi değilse bunu çok dikkatli yapmakta fayda var.

SİVİLCELERDEN KURTULMA YÖNTEMLERİ
Read the rest of this entry »

sigara cildimizede zararlı

Cuma, Mayıs 7th, 2010

günde bir paket içilen sigaranın cilde zararlı olduğu belirtildi. cildin hava almasını engelliyor sigara

Gaziantep Üniversitesi (GAZÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Orhan Özgöztaşı,
bir tek sigaranın insan cildinin 90 dakika yeterli oksijen almasını engellediğini söyledi.

Özgöztaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günde içilen bir paket sigaranın insanın cilt dokusunun yaklaşık bir gün boyunca yeterli oksijen almasını engelleyebileceğini belirtti.

Sigaranın ana maddesi olan nikotinin derideki kan damarlarında daralmaya yol açıp damarın beslediği dokunun yeterli oksijen almasını engellendiğini, bu durumun ciltteki yaraların iyileşmesinde gecikmeye
yol açtığını ifade eden Özgöztaşı, şöyle konuştu: Read the rest of this entry »

Sponsorlu Bağlantılar

Page 1 of 812345678