Bu nedir / Bu tedavisi Vizyonsuz.com - Part 8

Bu,Bu >

Sponsorlu Bağlantılar
Page 8 of 812345678

Şişkinlik ve hazımsızlığın 5 nedeni ( sebebleri)

Salı, Mart 30th, 2010

hasımsızlık – şişkinlik hakkında..
bölgesinde ağrı, erken doyma, şişkinlik, bulantı hissi gibi yakınmalarla tarif edilen bir rahatsızlıktır. Oldukça yaygın olan bir durum olan hazımsızlıktan hemen herkes yaşamının bir döneminde yakınır. Ancak toplumun ortalama dörtte birinde bu yakınmalar uzun süreli olarak bulunur ya da sık nükseder.

İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Bahattin Çiçek, hazımsızlık diye tarif edilen durumun tek bir hastalık olmadığını, bazı durumlarda hazımsızlığı yapan görülür ve organik bir hastalık olduğunu belirterek şunları söyledi:

* Yemek borusunda reflü olması
* Safra kesesi hastalıkları
* Pankreas hastalıkları
* Mide ülser veya kanseri
* Aspirin veya romatizma ilaçlarının kullanımı

Az hareket, kilo almakda hazımsızlık yapar

Hastaların üçte ikisini oluşturan fonksiyonel hazımsızlıkta ise kesin bilinen bir neden yoktur. Ancak bu kişilerde de büyük oranda sorumlu olduğu düşünülen durumlar vardır. Örneğin bu kişilerin büyük kısmı yakınmalarının yemeklerle ilişkili olduğunu belirtirler. Az yemekle hemen doyduklarını, şiştiklerini bazen de açlıkla midelerinin ağrıdığını belirtirler. Dolayısı ile mide hareketlerinde, boşalmasında sorun olması veya mide asidine kişinin duyarlı olması fonksiyonel hazımsızlıktan sorumlu olabilir. Hareket azlığı, kilo alımı mide barsak hareketlerinin yavaşlaması sonucu hazımsızlığa neden olur.

Helikobakter pylori mikrobu ülkemizde yaygın olarak bulunmaktadır. Bu mikrobun hazımsızlıktaki rolü net değildir. Helikobakter mikrobu ortadan kaldırıldığında hastaların ancak onda birinde kalıcı rahatlama sağlanabilmektedir. Stres muhtemelen kişinin hazımsızlığı daha ciddiye almasına, daha çok sorun etmesine neden olmaktadır. Anksiyetesi olan kişiler diğerlerine göre daha çok hekime başvurmaktadır.

45 yaş üzerindekilerde hazımsızlık araştırılmalı

Öncelikle hazımsızlığın altta yatan ciddi bir hastalığın yansıması olup olmadığının bilinmesi gerekir. Hekimin görevi hazımsızlık şeklinde belirti veren mide ya da mide dışı ciddi organik nedenleri fonksiyonel hazımsızlıktan ayırt etmektir. Hazımsızlık sık görüldüğü ve genellikle tetkiklerde ciddi bir bozukluk saptanmadığı için her hazımsızlık tanımlayan kişinin araştırılması önerilmez.

Kişide ciddi bir hastalık varlığını düşündüren sebepsiz kilo kaybı, lokma yutmada güçlük, inatçı kusmalar, kansızlık, dışkı veya kusmukta kan olması durumunda veya hazımsızlık tanımlayan kişi 45 yaşın üzerinde ise araştırılması gerekir. Yemek borusu, mide ve oniki parmak bağırsağının görüntülenmesini sağlayan endoskopi, hazımsızlıkta tercih edilmesi gereken testtir. Organik hastalıkların dışlanması durumunda fonksiyonel hazımsızlığın kişi için önemi yaşam kalitesini bozması, işgücü kaybına neden olabilmesidir.

Fonksiyonel hazımsızlık ilerleyici bir hastalık değildir. Ancak çalışmalar göstermiştir ki zaman zaman rahatlamalar olmasına rağmen fonksiyonel hazımsızlığı olan kişilerin önemli kısmında uzun dönemde de bu yakınmalar devam etmektedir. Hazımsızlığın giderilmesinde ilaç tedavisi uygulanırken, mide asidini baskılayıcı ya da mide hareketlerini uyarıcı ilaçlar kullanılmaktadır. Eğer uygun bir ilaç tedavisi ile yakınmalarda belirgin bir düzelme sağlanamıyorsa hekimin yeniden değerlendirmesi gerekir.

Hazımsızlık çekenlere öneriler

* Yeme alışkanlığınızı gözden geçirin
* Hazımsızlık yaptığını bildiğiniz besinlerden sakının
* Ağır, yağlı yiyecekler yemeyin
* Fazla yemeyin
* Akşam geç saatlerde yemeyin
* Hızlı yemeyin
* Egzersiz öncesi yemeyin
* Sigara içmeyin
* Alkolden sakının, özellikle akşamları fazla almayın
* Sağlıklı bir kiloda kalın
* Haftanın 4-5 günü en az yarım saat egzersiz yapın

en iyi kilo verme silahın burda

Salı, Mart 30th, 2010

Karnını aptalca şeylerle doldur. Karnını ve ağzını doldurmanın kilo aldırmayan yolları da var. Bunlara lif deniyor ve eğer bunu büyük annenin portakal suyuna sürekli koyduğu o enteresan şeylerden olduğunu düşünüyorsan, kendini güncellemen gerekecek. Lifli yiyecekler aç kalmadan kilo verdiren esrarengiz yiyeceklerdir. The F-Factor Diet’in yazarı Tanya Zuckerbrot.

Ziraat bölümünde yapılan araştırmalar, günlük lifli besinini 12 gramdan 24’e çıkaran kadınların, aynı miktarda lifsiz besinlerle beslenenlere oranla her gün 90 kalori daha az aldıklarını bulmuş. Bu şekilde besinine biraz pürüzlü şeyler katmaktan başka bir şey yapmadan ve efort sarf etmeden yılda 4,5 kilo verebilirsin. İşte sana bu mucize fikrin nasıl yürüdüğü ve her gün 25 gram almanın faydalarını açıklayacak kanıtlar.

Lif 101
Vücuduna doldurman için ısrar ettiğim bu lif denen şey tam olarak nedir? Lif bitkinin kolay hazmedilemeyen kısmıdır. Meyve, sebze, tüm tahıllar, fındık, baklagil ve fasulyede bulunur. Yeni modaysa, lifli yiyeceklerin yoğurda, soya sütüne, makarnaya eklenmesi. Tıpkı Oscar töreni konukları gibi, bu lifli yiyecekler boşlukları doldurur ve daha iyi şeyler geldiğinde yeri onlara bırakır.

Muhtemelen çözünebilen ve çözünemeyen olmak üzere iki tip lif olduğunu duymuşsundur. Çözünebilen lifler, yiyeceklerin içine gizlenmiş halde bulunur. Örneğin elmanın etli kısmında ve kabuksuz pirinç tanelerinin içinde bulunur. Pişirilmiş sebzelere, yumuşaklığını ve kıvamını veren de bunlardır. Midende, bu çözünebilen lifler jelsi bir kıvama kavuşmak için akışkan maddeleri tutarak doymuş hissi verir ve sindirimi yavaşlatarak vücudunun yediklerinden daha fazla besini emmesini sağlar.

Çözünemeyen lifler ise en vazgeçilmez olanıdır. Midedeki sıvıları emdikçe şişer; bu şişlik artık maddeleri sıkıştırarak vücuttan atılmasına neden olur. Çözünemeyen lifler genellikle meyve ve sebzelerin kabuklarında ve yiyeceklerin dış kısmında bulunur ve onların sertliğini sağlar. Çözünemeyen lifleri bir süpürge olarak düşün. Tam olarak yediklerinin sindirim sisteminden geçişini hızlandırır ve vücudundaki toksinleri süpürür. Sloganın bu olmalı liflere merhaba, elveda kabızlık.

Doğal yiyeceklerle beslendiğin sürece, midendeki boşlukları bu liflerin iki türüyle de dolduracaksın. Midendeki bu boşluğu doldurup onu oyalayarak, aperatif şeyleri ağzına tıkıştırmak istemeyeceksin çünkü zaten oldukça tok hissediyor olacaksın. Ve sen doymuş bir midenin memnuniyetiyle koltuğuna yayılmışken, aldığın az miktardaki kaloriyle gülümseyerek şu hisse bürüneceksin: Lifli yiyecekler vücuduma karbonhidrat girişini azaltır. Eğer her öğün aldığın 44 gramlık karbonhidratlı yiyeceklerin 10 gramı lifli ise, vücudun yalnızca 34 gr lifsiz karbonhidrat emiyor demektir. Sonuç ise: Yoğun lifli yiyecekler, yüksek karbonhidratlı yiyeceklerin neden olduğu kabızlık problemini de ortadan kaldırmış olacak.

Elmas değerinde yiyecekler
Liflerle ilgili unuttuğumuz en kötü şey, hiçbirimizin onlardan yeterince yememesi. Çoğu araştırma gösteriyorki Amerikalıların vücuduna aldığı meyve ve sebzeler önerilen seviyelerin altında kalıyor. American Dietetic Assosiation’dan sari greaves. Günde 25 gram vitamin ve mineral almayı unutma. Kaldıki agricultural research servise göre standart bir kadın 14 gramdan bile kaçıyor. Birçoğumuz gün içinde cips ve soda gibi hiç lif içermeyen abur cuburlar atıştırıyoruz. Zengin lifli gıdalar hacimlerine oranla çok fazla yer tutar. Kalori kesmek senin için önemliyse lifli gıdaları tercih etmelisin.

Şimdi lifler üzüm suyundan yoğurda kadar her şeyin içine giriyor. Belki de bu lif eksikliğini, onu cazip hale getirerek kapatmanın bir yoludur. Fakat bu ürünler yerlerini korurken, hiçbir zaman zor durumda başvurduğun birer kaynak olmamalı. “Her zaman lifleri ana yiyeceklerden almak en iyisidir” diyor Greaves. İlaveler ve sonradan eklenenler, sade yiyeceklerdeki kadar besin avantajı sağlayamaz.

Vücuduna gizlice lif almanın kolay yolu
• Öğlen yemeğine küçük bir salata ekle.
• Beyaz pirinci, kepekli pirinç ile değiştir.
• Çorbana nohut ya da fasulye ekle.
• Mısır gevreğine en az beş gram tahıl ekle.
• Tatlı niyetine light krem şanti ile birlikte frambuaz gibi yoğun lifli meyveler ye.

Fakat bir kamyon dolusu fasulyeyi yemeye başlamadan önce, birçok uzmanın önerdiği gibi kademeli olarak lif alımını arttır. Birden bire artış, şişkinliğe ve gaza neden olur. Eğer günde 10 gram alıyorsan, hemen bunu 25’e çıkar. Doktor Caroline Williams.

Daha iyi bir yöntem: Azla başla ve arttır. Litrelerce su iç. Su olmadan kendini kabız gibi hissedebilirsin. Aynı zamanda pes de etme. Lifin avantajları ancak günde 50 grama ulaştıktan sonra kendini göstermeye başlar. Bu çabucak gerçekleşmez” diyor Greave. Aşırı lif, vitamin ve mineral emilimini tehlikeye atabilir.

70’li yıllarda lifli yiyecekler, buğday bakterileri, küçük kırmızı örümcekler yüzünden kötü unvana sahiptir. Williams fakat şimdi onları tatmadan bile alabiliyoruz. Lifler insanlara doymuş hissi verir ve senin için oldukça sağlıklıdır. Kulağa hoş geliyor değil mi?

Lifin düşmanları
Ağır bir diyet, lif oranını bir top muffin kekten daha fazla düşürür. Şu riskleri de azaltır:

Tonlarca lifli yiyecek ve tahıl tüketmek Tip 2 diyabet riskini düşürür. Archives of Internal Medicine araştırmaları.
Meme ve kolon kanseri Yapılan çalışmalar, zengin lifli, yulaflı ekmek ve tahılların meme kanseri riskini ortadan kaldırdığını gösteriyor. Diğer çalışmalar da daha fazla lifli yiyecekleri, özellikle fasulye tüketmenin kolon kanserini önlediğini gösteriyor. Kalp krizi The American Journal of Clinical Nutrition’da yer alan çalışmalarda, fazla lifli yiyeceklerin, kalp krizi riskini arttırdığı bilinen C-reaktif proteininin (CRP), seviyesini düşürdüğünü gösterdi.

Kepeğin de ötesinde
Metamüsil senin de ağzını sulandırmıyor mu? Hızlıca lif almanın en kolay yolu burada!

1 orta boy avakado: 13,5 gram
1 fincan dolusu edamame: 8 gram
1 fincan dolusu frambuaz: 8 gram
Küçük boy patlamış mısır: 4 gram
Yarım greyfurt: 2 gram

Bebeklerde Burun tıkanıklığı – nedenleri ve belirtileri, sebebleri

Pazar, Mart 28th, 2010

Bebeklerimizle ilgili konumuza hoş geldiniz. umarım makalemiz yardımcı olur sizlere
Burun içi hava yolu yeni doğanda ve çocukta erişkine göre oldukça dardır.Bu yüzden burada oluşan herhangi bir anormal gelişim, şikayetlerin bir anda gürültülü şekilde ortaya çıkmasına neden olur.Burun alt solunum yollarının bekçisi görevini görür ve havanın burundan nemlendirilerek akciğerlere verilmesi vücudun solunum dengesi açısından oldukça önemlidir.

Burun içindeki sümük burundan solunan havanın nemlenmesini, yabancı cisimlerin tutulmasını, burun içini döşeyen örtünün korunmasını sağlar. Bu sümüğün ritmik bir siklüsü bulunmaktadır. Bu siklüs burun içindeki burun etlerinin (konka), dolgunluklarının artması ve azalmasına bağlı olarak, her iki burun arasında dönüşümlü olarak değişir. Bu günlük hayatımızda tam olarak fark edilmez, ancak burunda tıkanıklık olduğu hallerde belirginleşir.
Ayrıca, burun ve akciğer arasında beyinde önemli bir merkez tarafından yönetilen bir ilişki bulunmaktadır. Burnun tıkalı olduğu tarafta, akciğer solunum kapasitesi düşük olur. Bu tarafta burun içinde direncin fazla olması, akciğer direncini de arttırır ve akciğere giden hava azalır.

Burunda tıkanıklık nedenleri

Doğumsal nedenler:

En sık görülen koanal atrezidir. Burun arkası ile geniz arasının zar veya kemik doku ile kapalı olmasıdır.Bu durum çocuk doğduğu günden itibaren kendini belli eder. Tek taraflı veya çift taraflı olabilir.

Doğum esnasında veya sonradan düşmelere bağlı septumda (iki burun deliğini burun içinde ayıran yapı), deformasyon , deviasyon(eğrilik) ve hematom (kan birikmesi) oluşabilir. Burun içine yabancı cisim kaçmaları, birtakım kist ve tümörler yine burun tıkanıklığı nedenleridir.

Sonradan burun tıkanıklığı yapan nedenler: En sık nedenlerden biri geniz etidir. Doğumda oldukça küçüktür.1-2 yaşlarında, çocuğun kendi bağışıklık sistemi oluştukça büyümeye başlar. Ergenlik döneminde ise küçülür.Genizde solunan hava ile temas eder ve devamlı sümük ile yıkanır.Dolayısı ile çeşitli mikrobik ajanlar(antijen) ile temas halindedir.Aktif bağışıklık sistemini devreye sokarak antikor üretir.Bu aktivitenin fazla olması, fazla antijen ile temas ve alerjide büyüme daha fazla olur. Fazla büyümeden dolayı kronik iltihaplı bir akıntı ve tıkanıklık oluşur. Bademciklerin büyüklüğünden bağımsız olarak geniz etinde fazla büyüme burunda çok ciddi solunum güçlüğü yaratır. Daha önce belirttiğim gibi burundaki direncin artması, akciğer solunumun azalmasına neden olur. Bu da genelde olarak vücutta oksijen azalması ve buna bağlı kalbin fazla çalışması sonucunu doğurur.

Geniz eti, ayrıca mikropların tutulduğu bölge olduğundan, sık orta kulak enfeksiyonlarının ve üst solunum yolu infeksiyonlarının nedenini oluşturabilir. Sigara içilen ortamlarda sigara dumanı bu doku tarafından tutulur ve kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüplerinde ödem yapar ve kulakta ağrı, sıvı birikimi ve iltihabı reaksiyona neden olur.

Burun tıkanıklığında alerji faktörünü unutmamak gerekir. Normal kişilerde bazı doğal maddelere karşı reaksiyon gelişmezken, bazı kişiler bu maddelere karşı istilayı önlemek için aşırı bağışıklık cevabı verir. Bunlara alerjik bünyeler denir. Allerjenler bu yanıt sonunda kişinin vücudunda, istenmeyen etkilere yol açan bazı kimyasal maddeler salgılar. Bu maddeler burunda tıkanıklık, şişme, kaşıntı, aşırı sümük oluşumuna neden olur.

Sinüzit, burun tıkanıklığının bir diğer nedenidir. Çocuklarda sinüzit genellikle uzun süren nezle ile birlikte oluşur. Fazla burun salgısının olması ve salgı kıvamının yoğun olması burun drenajının azalmasına ve burun içinde sümüğün birikmesine neden olur .Bunun sonucunda burun içi örtüsünde kronik değişiklikler ve enfeksiyonlar oluşur.

Sinüzit doğru bir medikal tedavi ile tamamıyla iyileşir.Ancak bazı sistemik hastalıklarda veya doğumsal hastalıklarla beraber olursa iyileşmesi zordur ve bazen sinüslerden kaynaklanan polip değdiğimiz etler oluşabilir. Bu durumda cerrahi tedaviye gerek duyulur. Muayene endoskopik sistem ile yapılır.

Geniz eti

Burun gerisinde, östaki (kulak ile burun arasındaki kanal) tüplerinin yanında nazofarenks (geniz)dediğimiz bölgede küme halinde bulunan lenf dokusudur.

Belirtiler

Ağızda kuruluk, kötü koku
Horlama
Burun gerisine akıntı
Uyku bozuklukları
Uykuda nefes durmaları
Sık uyanmalar
Beslenme bozuklukları
Gelişme geriliği
Konsantrasyon bozukluğu

Ne Yapılır ?

Tetkiklerde rutin kulak burun boğaz muayenesi, endoskopik muayene, gerekire radyografi ve akıntıdan kültür almak, alerji tetkikleri uygulanır. Nedene göre, uygun medikal veya cerrahi tedavi yapılır.

Kaşıntı, Kaşıntıya neden olan etmenler

Pazar, Mart 28th, 2010

kaşıntılar ve sebebleri ne gibi durumlarda kaşıntı oluşur bunları inceliyeceğiz
Vücudun herhangi bir yerinde hissedilen ve böcek dolaşıyormuş hissi, hafif yanma ve batma gibi rahatsızlıklarla ortaya çıkan kaşıntıya, tıp dilinde pruritus veya kaşeski denir.

Kaşıntıyı doğuran nedenler çok çeşitlidir:
# Sabun, çamaşır tozları ve bazı boyaların neden olduğu kaşıntılar
# Yün veya naylon iyeceklerin neden olduğu kaşıntılar
# Bazı kimyasal maddelerin neden olduğu kaşıntılar
# İstiridye, yumurta, süt, çilek, soğan gibi bazı besinlerin neden� olduğu kaşıntılar
# Bazı ilaçların neden olduğu kaşıntılar
# Şeker, karaciğer, böbrek hastalıkları veya löseminin neden olduğu kaşıntılar
# Kurdeşen, egzama, su çiçeği, kızamık, kızıl, kızamıkçık veya deri iltihabının neden olduğu kaşıntılar
# Mantarın neden olduğu kaşıntılar
# Kıl kurdunun neden olduğu kaşıntılar
# İshal veya kabızlığın neden olduğu kaşıntılar
# Sinirlilik ve ruhi sıkıntıların neden olduğu kaşıntılar

Tedavinin ilk şartı, kaşıntıyı doğuran sebebi bulmaktır. Bu arada mümkün olduğu kadar

Sponsorlu Bağlantılar

Page 8 of 812345678