Kanser nedir / Kanser tedavisi Vizyonsuz.com

Kanser,Kanser >

Sponsorlu Bağlantılar

Dudak çevresindeki kırışıklar için ne yapılmalı (çare)

Perşembe, Haziran 17th, 2010

Dudak çevresindeki kırışıklıkların çaresi var mı? soruaunu duyar gibiyim…

* Ben 50 yaşında bir kadınım. Dudak çevremde ciddi kırışıklıklar oldu. Bu kırışıklıklardan en kolay nasıl kurtulabilirim? Z.G./İstanbul
Yapılan son çalışmalar, dudak çevresi kırışıklıklarının özellikle kadınları etkilediğini gösteriyor. Dudak çevresindeki kasların yapısı nedeniyle kırışıklar daha da derin olabiliyor. Sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve hareketsiz bir yaşam tarzı olan kadınlarda, bu durum daha da ön plana çıkıyor.

Kimyasal Peeling
Dudak çevresi kırışıklıkları için dolgu, kimyasal peeling ya da lazer gibi medikal estetik yöntemlerinden faydalanabilirsiniz.
Kırışıklığın ciddiyetine göre daha derin işlemler de gerekebilir. Ancak oluşan kırışıklığın giderilmesi için size en uygun öneriyi, konunun uzmanı yapacaktır.
Kırışıklığın derinleşmemesi için kişisel önlemler de alabilirsiniz. Sigarayı bırakmanız, antioksidan içeren beslenme planı yapmanız ve egzersizle kan dolaşımınızı hızlandırmanız şarttır. Yüksek koruyuculu güneş koruma kremi kullanmanız ve cildinizi nemlendirmeniz de önemlidir.

Kansere karşı ıspanak yiyin!
* Çağın hastalığı olarak adlandırılan kalın bağırsak kanserinden çok korkuyorum. Bu hastalığa yakalanmamak için neler yapmalıyım? Ş.T./Manisa
Kalın bağırsak kanserden korunmak için özelikle yüksek lifli, düşük yağlı bir beslenme planı öneriliyor.

Ceviz yararlı!
Geçtiğimiz günlerde Amerikan Kanser Araştırma Birliği tarafından düzenlenen bir konferansta, Omega 3 ve selenyumdan zengin bir beslenme planının, kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 40 azalttığı konuşuldu. Siz de Omega 3 zengini balık ürünlerini, özellikle derin ve soğuk sularda yaşayan balıkları beslenmenize dahil edebilirsiniz. Bunun yanında keten tohumu, Brüksel lahanası, soya fasulyesi, ıspanak ve ceviz de iyi birer Omega 3 kaynağıdır. Selenyumdan zengin bir toprakta yetişen tahıl ürünlerini de unutmayın!

Kilo kaybına dikkat!
20 yıl boyunca yaklaşık 700 hastayı takip eden bir çalışma, egzersizin bu hastalığa yakalanma ve ölme riskini de azalttığını gösterdi. Ancak bağırsak alışkanlıklarınızda ishal veya kabızlık gibi geçmeyen bir değişim varsa, kanama, gaz veya ağrı yaşıyorsanız, sürekli yorgunsanız ve kilo kaybettiğinizi fark ediyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun. Akrabalarınıza da dikkat edin!

Ev bitkileri ömrü uzatıyor!
* Gazetede okuduğum bir haberde kanserden korunmanın yolları arasında evde bitki yetiştirmek geçiyordu. Bu doğru mu? Hangi bitkileri önerirsiniz? D.S./Ankara
Dünya Sağlık Örgütü, ev-ofis gibi kapalı mekanların sağlık için çok önemli olduğunu belirtiyor. Gerçekten de her gün sürekli olarak vakit geçirdiğiniz mekanların sağlığa uygun olması astımdan kansere, üreme hastalıklarından nörolojik sorunlara kadar bir dizi problemi önlüyor. Bu fikirden yola çıkarak Amerika’daki Georgia Üniversitesi uzmanları, bazı bitki tiplerinin mekanlardaki havayı ve zararlı bazı organik maddeleri temizlediğini gösterdi. Özellikle kırmızı sarmaşık, mum çiçeği, İngiliz sarmaşığı, telgraf çiçeği ve kuşkonmaz otu, bu koruyucu etkinin çok olduğu bitkiler arasında sayılıyor. Siz de yeni yılda evinizin havasını değiştirecek bir bitki satın alabilirsiniz.

EGE LOKMANI ŞEVKİ GÜNGÖRden kanser için öneriler

Perşembe, Nisan 29th, 2010

ege lokman kanser için ACI OT ÖNERİSİ – , acı ot faydaları, sefki, kansere ot
Şevki Güngör adında bir şahıs, son zamanlarda sık sık kanallarda çıkarak, özellikle lösemi başta olmak üzere pek çok kanser türüne çare bulduğunu iddia ediyor. Modern Tıp bile, bu kadar uğraşmasına ve yapılan araştırmalara rağmen, kanserin çaresini bulabilmiş değil.
Günümüzde kanser hala bir takım kemoterapiler ve ışık tedavileri ile yapılmakta. Ama, eğer Şevki Güngörün söylediği gibi, Acı Ot kansere çare ise, tüm insanlık adına hayırlı olsun derim. Bu arada merak edenler için, Acı Otun latincesi İnulaymış. Onu da belirtmeden geçmemeyim.
Kendisini, Ege Lokmanı olarak adlandıran, Şevki Güngör, babasından devraldığı bitkilerle tedavi yöntem yapan bir kişi anladığım kadarıyla. Acı otu da kendisi yetiştirip isteyen kişilere tedavi amaçlı veriyor sanırım. Hatta Şevki güngör,Aids ve Hepatit hastalıklarına da çare bulabildiğini iddia etti. Acı otu 6 ay boyunca 24 kez sallam çay şeklinde kullandırdığını söyleyen Ege Lokmanı bu konuda iddialı. görünüyor. Kırkağaçta yaşayan Mehmet Emin Güngör Oğlu Şevki Güngörü de bitkiler konusunda yetiştirmiş. . Özellikle Lösemi hastaları için umut vadeden Güngör, Acı Ot Amerikada inceleniyor.

KAN DEĞERLERİNİN ANLAMLARI HAKKINDA BİLGİLER

Çarşamba, Nisan 14th, 2010

kan değerlerinin anlamlarını bilmeyenler için önemli bilgileri sizlerle paylaşıyoruz..

Kan degerlerimizin anlamları nedir ? bu anlamları ne anlama geldigini biliyormusunuz?

Kan değerlerinin anlamları
Doktorun sık kan tahlili istemesi boşuna değil “Doktorların hastalardan sık sık kan
tahlili istemesi boşuna değil
” diyen Dr. Furuncuoğlu, bu konunun ciddiyetine değinerek, kapsamlı kan sonuçlarının son derece önemli olduğunu belirtiyor. Kısmi tetkiklerin genel durumu gösteremeyeceğini belirten Dr. Furuncuoğlu, “Örneğin kan şekeriniz ölçüldüğünde bunu öğrenirsiniz, ama gizli sarılık olup olmadığınızı öğrenemezsiniz” diyor. Dr. Yavuz Furuncuoğlu, kapsamlı kan tahlillerinin geç kalmayı önlediğini, önlem almayı sağladığını ve daha ileri tetkikler yaptırmanın kapısını araladığını belirtiyor.
Hangi kan değeri, hangi hastalığın belirtisi
* Hemogram (kan sayımı): Otomatik makineler tarafından ölçülür. Çok küçük miktarda kan incelemesiyle sonuç bildirilir. Çıkan sonuçtan kişide ne çeşit bir kansızlık olduğu, aşırı kan yapma durumu olup olmadığı, iltihabi bir durumun varlığı, lösemi türü bir hastalığın dolaylı bulguları, kemik iliği hastalıkları ve pıhtılaşma ile ilgili bilgiler elde edilir.
* Sedimantasyon: Kanın çökme hızıdır. İltihabi ve mikrobik durumlarda, romatizmal ve kan hastalıklarında ve bazı kanser türlerinde yüksek, aşırı kan yapımında düşük çıkar.
* Üre-Bun-Kreatinin: Böbreklerin çalışmasını gösterir. Böbrek yetersizliğinde yüksek bulunur.
* Ürik asid: Protein yıkımının son ürünüdür. Gut hastalığında ve böbrek yetersizliğinde yüksek çıkar. Aşırı proteinle beslenenlerde ve doku yıkımı durumlarında da (kan hastalıklarında) yüksek çıkma ihtimali vardır.
* AST-ALT: Karaciğer fonksiyonlarını gösterir. AST, ayrıca kalp ve kas hastalıklarında ve alkol alanlarda da yüksek görülebilir.
* Glukoz: Kan şekerini gösterir.
* HbA1c: Son 2-3 aylık kan şeker ortalamasını gösterir, normal değerin yüzde 6′yı geçmemesi gerekir.
* GGT-ALP: Karaciğer ve safra yolları hastalıklarında yüksek çıkar. ALP aynı zamanda kemik hastalıklarının da göstergesidir. Çocuklarda ve gebelerde fizyolojik olarak yüksek bulunabilir.
* Kolesterol-Trigliserid: Kandaki yağ oranını gösterir.
* HDL kolesterol: Yararlı kolesterol olarak bilinir.
* LDL kolesterol: Zararlı kolesterol olarak bilinir.
* LDH-CK-CPK=CK MB, Troponin, Myoglobin, AST: Kalp hastalıklarını gösteren belirteçlerdir. LDH CPK, AST ayrıca kas hastalıklarında da yükselebilir. LDH aynı zamanda bazı kan hastalıkları ve tümörlerde de yüksek çıkabilir.
* T protein-Albumin: Kan proteinlerini gösterir.
* Lipaz-Amilaz: Pankreas hastalıklarını gösterir. Diğer bazı hastalıklarda da yüksek çıkabilir.
* Na-K-Ca-P-Mg: Kan tuz oranlarını gösterir. Normalin dışına nadiren çıkar. Bu sapma ciddi hastalıkların belirtisi anlamına gelebilir.
* Demir- demir bağlama kapasitesi- ferritin: Kan ve depo demiri düzeylerini gösterir.
* CRP: Yeni oluşan bir infeksiyonun veya inflamasyonun bulgusudur.
* RF-Anti CCP-ANA=FANA, ENA: İltihaplı romatizma tarama testleridir.
* ASO: Geçirilmiş mikrobik boğaz iltihabının bir göstergesidir. Romatizma testi değildir.
* FT3, FT4, TSH: Tiroit bezinin çalışmasını gösterir.
* Tiroid antikorları (AntiTPO, AntiTG): Tiroit bezine karşı otoantikor varlığını sorgular.
* PT, PTT, İNR: Kan pıhtılaşma düzeyleri ile ilgilidir.
* HBsAg, AntiHBs: Hepatit B varlığını sorgular.
* Anti HCV: Hepatit C varlığını sorgular.

Sponsorlu Bağlantılar