Zaman nedir / Zaman tedavisi Vizyonsuz.com

Zaman,Zaman >

Sponsorlu Bağlantılar
Page 1 of 212

ünlülerin form sırları – nasıl zinde kalıyorlar

Cuma, Mayıs 28th, 2010

Ivana Sert: “Haftada 6 gün ikişer saat spor yapıyorum. Ayrıca taebo ve kick box gibi dövüş sanatlarıyla da ilgileniyorum.
null
Hiç ekmek ve peynir yemem. Bunların haricinde spor yaptığım ve kalori almam gerektiği için her şeyi yerim”

Deniz Berdan: “Öğün atlamam, sekiz öğü yerim. Ana öğünlerde miktar olarak fazla ama içerik olarak hafif yemeye özen gösteririm. Gün içinde sık sık açık ve sütlü çay içerim

Hiç bir zaman ‘battı balık yan gider’ demem, eğer bir öğünde çok yediysem diğer öğünde dengelemeye çalışırım”

Ceyda Düvenci: “Formda kalmak için uykumu düzenli almaya çalışıyorum. Spor yapıyorum. Çok su içiyorum. Alkol, sigara ve asitli içecekler tüketmiyorum.
Et olarak sadece balık yiyor, nadiren kıymalı sebze yemeklerini tercih ediyorum. Tam bir sebze canavarıyım. Çikolata ise vazgeçilmezim.”

Nargile zararlı mı – soru ve cevap

Cuma, Mayıs 7th, 2010

nargile zararlımıdır soru ve cevaplar forumlardan alınmıştır bilginize.

Sigaradan daha zararlı… Yapacak birşey yok artık. Çok sık içmeyeceksin

arkadaşlar demin eve gelmeden önce hayatımda ilk nargilemi içtim.Ve arkadaşlar bana çok zararlı falan diyolar.Ne kadar doğru ? Eğer çok zararlı ise ben şimdi ne yapacağım

Ne yani enim akciğerlerim simsiyahmı oldu şimdi

bir taneden birşey olmaz ki vücut senelerin sigara zararını bile 5, 10 senede tedavi ediyor. Endişeye gerek yok

1 kere içmekten bişey olmaz ama devamı gelmezse…

nargile normal sigaralardan bile dah zararlıdır

madem sigaradan daha çok zararlı o zaman neden boğazı yakmıyor

şifalı bitkiler ile gelen sihir

Cuma, Mayıs 7th, 2010

doğada bulunan şifalı bitkilerin insan vucudundaki etkileri hayli fazladır örnek olarak reyhan saç dökülmesini önlerken sarımsak cilde sıcaklık verir.

Reyhan:
Reyhan kaynatılıp suyu ile saçlar yıkanırsa kuvvetlendirir, saç dökülmesini önler.

Revant kökü (IskınBitkilerin Sihri
Saçlarınızı suyuyla birkaç defa durularsanız, saç renginiz açılır.

Reçina:
Saç dökülmelerini durdurur aynı zamanda sıprey de yapılır.

Sığır kuyruğu:
Sığır kuyruğu sirke ile kaynatılıp suyuyla kıl dibi masaj yapılırsa kel kafadan saç çıkar.

Selvi:
Genellikle yol kenarlarında , mezarlıklarda bulunan çok dallı , budaklı büyük ve uzun ağaçtır. Ağaç kabukları kaynatılarak elde edilen suyuyla yıkanırsa saça siyah rengi verir.Saça canlılık verir ve kıl diplerini rahatlatır. Kepeğe karşı da iyi gelir.

Sarı sabır( Aloa veraBitkilerin Sihri
Sarı sabır su ile kaynatılarak kıl diplerine friksiyon yapılırsa saçlar sağlıklı olur.

Su teresi:
Su teresi sirke ile kaynatılıp saçlar yıkanırsa saçlar dökülmez.

Safran:
Cildi güzelleştirir.

Sığır dili( Borrago officinalis) :
Yaprak ve çiçekleri cilt hastalığına iyi gelir. Read the rest of this entry »

Burun kanamaları

Pazar, Mayıs 2nd, 2010

uzmanlar uyardı! Burnunuz kanıyorsa ciddiye almamız gerekiyor.

null

Burun kanamaları, ister çocukta ister erişkinde olsun, oldukça rahatsızlık verici bir durumdur. Çoğu burun kanamaları hafif olmasına rağmen, hayatı tehdit eder ölçüde şiddetli kanamalar da olabilir. Kadıköy Şifa Tıp Merkezi Ataşehir Kulak-Burun-Boğaz Uzmanı Op. Dr. Hakan Yenice, “Burun kanamaları, burun içini kaplayan koruyucu tabakanın kuruması sonucunda oluşan kabuklanmalar ile olur. Bunu önlemek için az miktarda yumuşatıcı bir krem veya damlalar burnun içine kullanılabilir” diyor. Burun kanamalarının ciddi hastalıkların belirtisi olabileceğini de ifade eden Yenice, ‘Ne zaman doktora gidilmeli?’ sorusunu da şu sözlerle yanıtlıyor:
Sık sık tekrarlayan burun kanamalarında.
Vücutta hafif darbelerle bile morarma ve çürükler oluştuğunda.
Aspirin benzeri kan sulandırıcı ilaçlar kullanıldığında.
Pıhtılaşma bozukluğu yaratabilecek karaciğer veya hemofili gibi hastalıkların bulunduğu durumlarda.
Fenalaşma, sersemlik veya bayılma hissi varsa.
Çarpıntı veya nefes almada zorluk varsa.
Kan tükürülmesi veya kusma ile ağızdan kan geliyorsa.
38.5 derece ateş varsa.

Ölümcül hastalığı olduğu hastaya söylenmeli mi?

Cumartesi, Nisan 24th, 2010

Ölümcül hastalığı olduğu hastaya söylenmeli mi – söylenmemeli mi sorusunun yanıtı makalemizde gizli..

null

Prof. Dr. Durkaya Ören, “Ölümcül hastalık bir gerçektir. Bu hastalık saklanamaz, üstü örtülemez. Biz saklasak da bu gerçek eninde sonunda ürkütücü yüzünü ortaya çıkacaktır” diyor.

Atatürk Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Durkaya Ören, ”Ölümcül hastalık bir gerçektir. Bu hastalık saklanamaz, üstü örtülemez. Biz saklasak da bu gerçek eninde sonunda ürkütücü yüzünü ortaya çıkacaktır” dedi.

Prof. Dr. Ören, Aziziye Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda verdiği ”Ölümcül Hastalık Hastaya Söylenmeli mi?” konulu konferansta, ölümcül hastalığın insana nasıl ve ne şekilde söylenmesi gerektiğini anlattı.

İnsanın kısa sürede öleceğini bilmesinin yaşamına damga vuracak kararlar almasına neden olduğunu ifade eden Ören, ”Çünkü her şey, gururlar, küçük düşme ve başarısızlık korkuları kendini ölüm karşısında yitirir. Kaybedilecek bir şey olduğu düşüncesini yok etmenin en iyi yolu da insanın öleceğini hatırlamasıdır” diye konuştu.

Her insanın ölüm gerçeğini çok iyi bildiğini ancak hiç ölmeyecekmiş gibi yaşadığını belirten Ören, şunları söyledi:

”İnsanlar ölümün doğum gibi doğal olduğunu kabul etseler yaşamak daha kolay olurdu. Yardıma muhtaç insanlar için ölüm bir kurtuluş olarak görülüyorsa ölüm çok da korkulacak bir şey değildir. Normal ömürlük yaşayanlar ölüme hazırlıklı olabiliyor ancak ani ve beklenmedik ölümler insanı hazırlıksız yakalıyor.

Normalde ölüm zamanının bilinmemesi yaşamda kolaylık sağlıyor ve insan hayata bağlanıyor. Çoğu zaman öleceği aklına bile gelmiyor. Yarınlara umutla bakıyor ve hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayabiliyor.”

Ölümcül hastalığın insanın yaşama gücünü yok ettiğini, umutlarını kırdığını, yaşamla bağlarını kopardığını ifade eden Ören, ”İnsanlar ölümcül bir hastalığı olduğunu bildiği zaman, ne kadar yaşayacağını, ne zaman öleceğini biliyor. Hasta, ölümcül hastalığını ve bunun sonucunu bilmeye hakkı vardır” diye konuştu.

İnsanların ölümcül hastalıklar karşısında farklı tepkiler verdiğine dikkati çeken Ören, şunları kaydetti:

”Bazı insanlar ölümcül hastalığını öğrendiği zaman ‘O an bittim, dünya başıma yıkıldı. Sanki zamanın dışında adım atıyordum. Kamyon çarpmışa döndüm. Yüzüme bir kapı kapandı, karanlık çöktü bana’ diyor. ‘Hayat bize sürpriz yaptı.

Eskiden hayal kırıklarım olurdu ama artık yok’ diyenler de var. Bunun için hastalık hastaya doğru şekilde söylenmelidir. Hastalık hakları yönetmeliğinin 15. ve 19. maddesine göre de hasta, hastalığın seyri ve sonuçları hakkında bilgi alma hakkına sahiptir. Hasta kendisinin bilgi istememesi ve verilecek bilginin hastaya zarar verebilmesi halinde hastalık hastaya söylenmez.”

‘ÜMİT KAPISI AÇIK BIRAKILMALI’

Prof. Dr. Ören, hastalık söylenirken dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıraladı:

”Hekim daima ümit kapısını açık bırakmalı ve hastanın her şeyi henüz kaybetmediğini aktarılmalıdır. Olay, ailenin, doktorun ve hastanın aynı safta çarpışacağı bir savaştır. İnsanların sosyal yapısı birbirine benzemez. Bu göz önünde bulundurularak hastanın sosyal yapısı anlaşılmalı ve yaklaşım ona göre ayarlanmalıdır. Ölümcül hastalık şok etkisi yapabilir.

ABD’de hastaya hastalığının ne olduğu, seyri ve sonuçları açıklanır. İtalya, İspanya, Yunanistan gibi Güney Avrupa ülkelerinde kanser tanısı ve prognozu söylenmemektir. Ülkemizde de benzer yaklaşım ağır basmaktadır. Ölümcül hastalık bir gerçektir. Bu hastalık saklanamaz, üstü örtülemez. Biz saklasak da bu gerçek eninde sonunda ürkütücü yüzünü ortaya çıkaracaktır. Onun için de bize düşen, hastayı bu gerçekle ehven şekilde yüzleştirmektir.”

Konferansa, AÜ Rektörü Prof. Dr. Hikmet Koçak, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sabri Selçuk Atamanalp ve öğretim üyeleri de katıldı.

Laptop kullanırken dikkat edilmesi gerekenler

Cuma, Nisan 23rd, 2010

laptop hakkında  – laptop kullanırken dikkat edilmesi gerken hususlar.

Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan taşınabilir bilgisayarlar yani “laptop”lar, doğru kullanılmadığı takdirde sağlığımızı riske atabilir.

null

Büyük kolaylıklar sağlayan teknoloji ürünleri kullanırken olumsuz yönde etkilenmemek için bazı noktalara dikkat etmek gerekiyor. Diz üstü ya da taşınabilir bilgisayar isimleriyle bilinen “laptop” bilgisayarlar, yüksek teknolojinin hızını iş yaşamına taşıyor.

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Demet Parlar, laptop ile çalışırken kişinin ister istemez öne doğru eğildiğini, birçok kişinin de bilgisayarı kucağına alarak çalıştığını, bunun da duruş bozukluğu, omuz, boyun kuşağı ve bel kaslarının zorlanması ve şiddetli ağrılar duyulmasına neden olduğunu belirtiyor.

Sağlığı korumanın yolları

• Laptop´u mouse ile kullanmak, fazla sayıda bilek ve omuz hareketine yol açar. Bu nedenle klavyeyi kullanmak daha doğrudur.
• Oturulan masanın yüksek olmaması, omuzların yüksekte kalmaması gerekir.
• Ayakların altına destek konmalıdır.
• Mouse kullanırken, ele sağa ve sola doğru yelpaze şeklinde hareket yaptırmak zorlayıcı hareketlere neden olur.
• Laptop ile çalışırken kişinin başın aşağı ya da yukarı tutmaması, klavyeyi kucağına alarak çalışmaması gerekir.
• Bel boşlukta kalmamalıdır. Sırt desteği önemlidir.
• Çalışırken küçük molalar verilip esneme egzersizleri yapılmalıdır.
• Çalışma hızı bize vücudumuzu unutturduğu için, ağrılar özellikle akşamlan artar; eklem kilitlenmeleri, fibromiyalji gibi sorunlar oluşur.

Ofiste ayaklara dikkat!

Vücudun tüm derdini çeken ayaklar günümüz çalışan kadınının yükünü daha çok çekiyor. Sürekli koşuşturan, saatlerce ayakta duran, seyahat eden kadının narin ayakları aslında ciddi bir tehdit altında. Zaman zaman hissedilen hareket halinde ve özellikle yere basıldığında sıklaşan ağrılarınız varsa veya sabah kalkıldıktan sonra ilk adımlar atıldığı zaman ağrı hissi başlıyor, bir müddet yürüdükten sonra ağrının şiddeti azalıyor ancak akşama tekrar başlıyorsa vakit geçirmeden önleminizi alın.

Topuk dikeni çağın müzmin hastalıkları listesinin ilk sıralarına oturdu

Topuk dikeninin en önemli sebebi kilo olsa da artık günümüzde şişman zayıf çok sayıda kadın bu sorundan şikayetçi. Uygunsuz ayakkabı seçimleri, uzun süre ayakta kalınan işlerde çalışmak yürürken topuğa veya ayak parmaklarına fazla yüklenmek gibi yürüme hataları ilerleyen yaşla birlikte ayak deformasyonlarının ve topuk dikeninin temel nedenleri arasındadır.

Sponsorlu Bağlantılar

Page 1 of 212